Evlilikte Psikolojik İhtiyaçların İzinde: Öznel İyi Oluş ve Evlilik Doyumu Arasındaki Bağ

Günümüzde aile yapısı önemli bir dönüşümden geçmekte; bireylerin yaşam koşullarındaki değişim, artan toplumsal stres faktörleri ve ilişkisel uyum sorunları aile içi çatışmaların daha görünür hâle gelmesine yol açmaktadır. Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 yılı verileri, boşanma oranlarında kayda değer bir artış olduğunu göstermektedir. Boşanma oranlarındaki yükseliş yalnızca evliliğin sürdürülebilirliği açısından değil, sağlıklı bir evlilik içinde kalan bireylerin deneyimlediği doyum ve uyum açısından da dikkate değer bir tartışma alanı yaratmaktadır. Bu bağlamda evlilik doyumunun, evliliğin niteliğini şekillendiren en kritik psikolojik değişkenlerden biri olduğu kabul edilmektedir. Evlilik doyumunu etkileyen faktörlerden biri de bireyin temel psikolojik ihtiyaçlarının karşılanma düzeyi; bir diğeri ise bireyin yaşamına ilişkin öznel değerlendirmelerini içeren öznel iyi oluş düzeyidir. Güncel psikoloji literatürü, bu iki psikolojik yapının bireyin yakın ilişkilerindeki tutum, davranış ve beklentileri büyük ölçüde belirlediğini göstermektedir. Dolayısıyla evlilik doyumunun açıklanmasında, bireyin deneyimlediği psikolojik sağlık kadar temel ihtiyaçlarının tatmini ve yaşamına yönelik algısal değerlendirmeleri de güçlü bir belirleyici olarak karşımıza çıkar.

Öz Belirleme Kuramı ve Temel Psikolojik İhtiyaçlar

Öz Belirleme Kuramı (Self-Determination Theory; SDT), bireyin sağlıklı gelişimi, psikolojik bütünlüğü ve uyumu için üç temel psikolojik ihtiyacın – özerklik, yeterlik ve ilişkili olma – karşılanmasının zorunlu olduğunu öne sürer (Deci & Ryan, 2000; Ryan & Deci, 2017). Özerklik, bireyin davranışlarının kendi değer ve inançlarıyla uyumlu olması; yeterlik, çevreyle etkili bir etkileşim kurabilme ve hedeflerine ulaşabileceğine inanma; ilişkili olma ise sevgi, kabul ve ait olma ihtiyaçlarının tatminiyle ilgilidir. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında bireyin psikolojik sağlığında çeşitli bozulmalar, duygusal kırılganlıklar ve davranışsal uyumsuzluklar görülmektedir. Psikolojik ihtiyaç tatminsizliği, bireyin kendilik algısını ve kişiler arası ilişkilerdeki işlevselliğini zayıflatır; bu durum özellikle yakın ilişkilerde belirgin etkiler yaratır.

Evlilik ve Evlilik Doyumu

Evlilik, bireylerin psikolojik, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan bir birliktelik biçimidir. Evlilik doyumu, bireyin evlilik ilişkisindeki mutluluk, uyum, beklenti karşılanma düzeyi ve ilişkisel işlevselliğe dair öznel değerlendirmelerini yansıtır (Roach, Frazier & Bowden, 1981).

Evlilik bireylerin hukuken kabul edilen ve toplumca kabul gören her iki tarafa da bir takın hak ve sorumluluklar veren ve genel olarak cinselliğide içine alan bir ilişkidir.(Budak, 2005). Sosyal hayatın bir parçası olan evlilik, eşlerin uyum sağlamasını gerekli kılan birlikteliktir. Ruhsal, duygusal, cinsel ve sosyal ilişkileri içeren evlilikte uyumun sağlanmış olması eşlerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarının temelini oluşturan önemli etmenlerdendir (Kalkan, 2002).

Bireyler evlilik kararı alırken ihtiyaçlarını (biyolojik, sosyal ve psikolojik) karşılama amacıyla bu kararı verme eğilimindedir (Kahraman, 2011). Bireyler evlilikle beraber sosyal ve psikolojik ihtiyaçları içersinde yer alan güven, ait olma, korunma ve dayanışma içinde olduğunu hissedilmesi ve aynı zamanda geleceğe dönük birlikte umut duyabilme, gurur ve onur duyabilme; biyolojik ihtiyaçlar açısından ise cinsel ihtiyaçların giderilmesini ön görmektedir.

Evlilik doyumu kavramı; evlilikte mutluluğu ve istikrarı değerlendirmek için sıklıkla kullanılan bir kavramdır. Evli bireylerin ilişki kalitesi ve uyumu sonucunda elde ettikleri psikolojik doyum ve bu doyumun getirdiği mutlu olma hali  ve evlilik dinamiklerinin uyum içerisinde devam etmesidir ( Heyman ve ark., 1994). Evlilik ilişkisinden alınan tatmin, mutluluk, bağlılık, güven duygusu, sadakat, çatışmanın az olması, eşlerin birbirine karşı yapıcı hal ve tutumları, eşin mutluluğu için çaba göstermek evlilik doyumuna ulaşmak noktasında önem arz etmektedir. Eşi tarafından takdir edilen ve değer gören, ortak paylaşımları olan, yaşadığı deneyimleri eşi ile paylaşan, birlikte keyif alınan etkinliklere sıklıkla vakit ayıran evli çiftlerin evlilik doyum düzeyi daha yüksektir (Rosen-Grandon, vd., 2004).

Araştırmalar; iletişim kalitesi, bağlanma biçimi, çatışma çözme becerileri, rol paylaşımı ve psikolojik iyi oluş gibi faktörlerin evlilik doyumunu etkilediğini göstermektedir (Özgüven, 2000; Litzinger & Gordon, 2005). Bununla birlikte SDT çerçevesinde yapılan çalışmalar, özellikle özerklik, yeterlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının karşılanmasının evlilik doyumunu anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir (La Guardia & Patrick, 2008). Temel ihtiyaçları karşılanan bireyler, eşleriyle daha sağlıklı iletişim kurmakta, ilişkiyi tehdit eden durumlarla daha işlevsel baş edebilmekte ve bağlanma ilişkilerini daha güvenli bir şekilde sürdürebilmektedir.

Öznel İyi Oluş

Öznel iyi oluş, bireyin yaşamına ilişkin öznel değerlendirmelerini; olumlu ve olumsuz duygu deneyimlerini ve yaşam doyumunu kapsayan çok boyutlu bir yapı olarak tanımlanır (Diener, 1984; Diener, 2000). Temel psikolojik ihtiyaçları karşılanan bireylerin öznel iyi oluş düzeylerinin daha yüksek olduğu ve yaşamı daha olumlu değerlendirdikleri pek çok araştırmayla desteklenmiştir (Sheldon vd., 2004).

Literatür, öznel iyi oluşun evlilik doyumu ile pozitif ilişkili olduğunu göstermektedir. Yaşamdan genel olarak memnun olan bireyler evliliklerini de daha olumlu değerlendirme eğilimindedir; buna karşın düşük öznel iyi oluş, evlilik ilişkisinde daha fazla çatışma, daha az empati ve daha düşük bağlılık ile ilişkilendirilmiştir (Knee vd., 2005).

Temel Psikolojik İhtiyaçların ve Öznel İyi Oluşun Karşılanmamasının Evlilik Doyumuna Etkisi

Literatür incelendiğinde, temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ile öznel iyi oluş ve evlilik doyumu arasındaki ilişkinin güçlü ve çok yönlü bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Öz Belirleme Kuramı çerçevesinde özerklik, yeterlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının tatmini, bireyin psikolojik sağlığını ve ilişkisel işlevselliğini doğrudan etkileyen temel süreçlerdir (Deci & Ryan, 2000). Bu ihtiyaçların karşılanması bireyde psikolojik dayanıklılığı artırırken, karşılanmaması ise duygusal kırılganlık, uyum sorunları ve sosyal ilişkilerde gerilime yol açmaktadır. Temel psikolojik ihtiyaçların tatmini ile evlilik doyumu arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar, ihtiyaç tatmininin özellikle yakın ilişkiler bağlamında kritik bir rol oynadığını göstermektedir. La Guardia ve arkadaşları (2000), özerklik, yeterlik ve ilişkili olma ihtiyaçları karşılanan bireylerin evlilik ilişkilerinde daha yüksek uyum, güven ve bağlılık sergilediklerini bildirmiştir. Benzer şekilde Türkiye’de yapılan bir çalışmada, özerklik ihtiyacının evlilik doyumunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu; yeterlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının ise evlilik doyumuyla pozitif yönde ilişkili olmasına rağmen yordama gücünün daha zayıf olduğu bulunmuştur. Bu bulgular, özellikle özerklik ihtiyacının ilişkide bireyin kendini ifade edebilme, karar alma süreçlerine katılabilme ve bireysel sınırlarını koruyabilme düzeyi ile ilişkili olması açısından önemli bir değişken olduğunu göstermektedir. Öte yandan öznel iyi oluş kavramı, bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğini ve hangi duyguları daha sık deneyimlediğini yansıtan çok boyutlu bir yapıdır (Diener, 2000). Araştırmalar, öznel iyi oluş düzeyi yüksek bireylerin evlilik ilişkilerini daha olumlu değerlendirdiklerini; daha fazla empati, sabır ve problem çözme becerisi sergilediklerini ortaya koymaktadır. Türkiye’de evli bireyler üzerinde yapılan çalışmalarda da psikolojik iyi oluş ile evlilik doyumu arasında anlamlı pozitif ilişkiler bulunmuş; öznel iyi oluşun evlilik doyumunu doğrudan etkilediği belirtilmiştir. Mutluluk, olumlu duygu deneyimi ve yaşamdan memnuniyet gibi iyi oluş bileşenleri arttıkça, evlilik ilişkisine yüklenen anlam, ilişki doyumu ve bağlılık düzeyi de artmaktadır.

Temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmaması bireyin yalnızca içsel psikolojik süreçlerini değil, yakın ilişkilerindeki davranış örüntülerini de doğrudan etkiler. Özerklik ihtiyacının karşılanmaması bireyin ilişkide kendini baskılanmış, yönlendirilmiş ya da değer görmez hissetmesine yol açabilir. Yeterlik ihtiyacının tatmin edilmemesi, bireyin eşine karşı kendisini yetersiz veya başarısız hissetmesine ve ilişki içinde düşük öz güven deneyimlemesine neden olabilir. İlişkili olma ihtiyacının karşılanmaması ise yakınlık, ilgi ve kabul görme beklentilerinde eksiklik yaratarak bireyin eşine karşı duygusal mesafe geliştirmesine sebep olabilir. Bu üç ihtiyaç alanındaki bozulmalar, evlilik ilişkisinde daha fazla çatışma, iletişim kopukluğu, duygusal uzaklık ve düşük bağlılık gibi sonuçlara yol açarak evlilik doyumunu azaltır. Benzer şekilde, düşük öznel iyi oluş düzeyine sahip bireyler daha fazla olumsuz duygu yaşamakta, günlük stresle daha zor baş etmekte ve çevrelerindeki ilişkileri daha olumsuz bir çerçevede değerlendirme eğilimi göstermektedir. Bu durum, evlilik ilişkisinde sabır ve empati düzeyini azaltırken sorun çözme süreçlerinde daha katı ve umutsuz bir tutumun ortaya çıkmasına yol açabilir.

Çeşitli araştırmalar, temel psikolojik ihtiyaçları karşılanmayan ve düşük öznel iyi oluş düzeyine sahip bireylerin evlilik doyumlarının anlamlı biçimde daha düşük olduğunu göstermektedir (Deci & Ryan, 2000). Bu bulgular, evlilik doyumunun yalnızca ilişkisel süreçlere değil aynı zamanda bireyin kendi içsel ihtiyaç ve duygusal sağlığına da güçlü biçimde bağlı olduğunu göstermektedir.

Sonuç

Evlilik doyumu, yalnızca eşler arasındaki iletişim, çatışma çözme becerileri veya rol paylaşımı gibi ilişkisel süreçlerin niteliğini değil, aynı zamanda bireyin kendi içsel psikolojik ihtiyaçlarının karşılanma düzeyini de yansıtan çok boyutlu bir yapıdır. Öz Belirleme Kuramı’nın öne sürdüğü özerklik, yeterlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının yeterli düzeyde karşılanması, bireyin kendisini değerli, etkili ve ilişki içinde kabul görmüş hissetmesini sağlamaktadır. Bu ihtiyaçları karşılanan bireyler, evlilik ilişkilerinde daha güçlü bir duygusal yakınlık, daha sağlıklı bir iletişim akışı ve daha yüksek bağlılık düzeyi sergileme eğilimindedir. Benzer şekilde yüksek öznel iyi oluş düzeyi, kişinin olumlu duygular deneyimlemesini, yaşamdan genel bir memnuniyet hissetmesini ve ilişki zorluklarıyla daha yapıcı biçimde baş edebilmesini mümkün kılar. Bu nedenle psikolojik ihtiyaçları karşılanan ve öznel iyi oluşu yüksek olan bireylerin evlilik ilişkilerinde daha fazla tatmin yaşadıkları ve ilişkilerini daha istikrarlı bir şekilde sürdürebildikleri çeşitli araştırmalarla desteklenmektedir.

Bu çerçevede hem araştırmacıların hem de uygulayıcıların evlilik danışmanlığı süreçlerinde yalnızca çiftler arası ilişkisel dinamiklere odaklanmalarının yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Evlilik doyumunu etkileyen temel unsurlardan biri olarak bireyin içsel ihtiyaçlarının, duygusal deneyimlerinin ve genel iyi oluş düzeyinin değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Danışmanlık ve müdahale programlarında bireyin özerklik, yeterlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının desteklenmesi; stresle baş etme, duygusal düzenleme ve iletişim becerilerinin güçlendirilmesi, ilişkinin kalitesini artıran bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Evrensel nitelikteki bu psikolojik ihtiyaçların karşılanması, hem bireyin psikolojik işlevselliğinin sağlıklı biçimde devam etmesi hem de evlilik ilişkisinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle evlilik doyumunu artırmaya yönelik tüm kuramsal ve uygulamalı çalışmaların, bireyin psikolojik ihtiyaçlarını ve öznel iyi oluş düzeyini merkeze alan bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerekmektedir.


Uzm. Psk. Dan. ve Aile Dan. Gizem Türkeli Şan


Kaynakça

Budak, S. (2005). Psikoloji sözlüğü (3. Basım). Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.

Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “what” and “why” of goal pursuits: Human needs and the self-determination of behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268.

Diener, E. (1984). Subjective well-being. Psychological Bulletin, 95(3), 542–575. https://doi.org/10.1037/0033-2909.95.3.542

Diener, E. (2000). Subjective well-being: The science of happiness and a proposal for a national index. American Psychologist, 55(1), 34–43. https://doi.org/10.1037/0003-066X.55.1.34

Heyman, R. E., Sayers, S. L. and Bellack, A. S. (1994). Global marital satisfaction https://dictionary.apa.org/marriage Illinois: F.E. Peacock Publishers, Inc. Incorporated, Mahwah, NJ, USA. , pg: 8-12.

Kahraman, Z. (2011). Bir evlilik ve aile hayatı eğitim programının evli kadınlarda evlilik uyumuna ve aile sistemine etkisi (Yüksek Lisans Tezi), Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Istanbul.

Kalkan, M. (2002). Evlilik ilişkisini geliştirme programının, evlilerin evlilik uyum düzeyine etkisi. (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun.

Knee, C. R., Canevello, A., Bush, A. L., & Cook, A. (2005).Relationship-contingent self-esteem and the ups and downs of romantic relationships.Journal of Personality and Social Psychology, 88(4), 725–738.https://doi.org/10.1037/0022-3514.88.4.725

LaGuardia, J. G., Ryan, R. M., Couchman, C. E., & Deci, E. L. (2000).Within-person variation in security of attachment: A self-determination theory perspective on attachment, need fulfillment, and well-being.Journal of Personality and Social Psychology, 79(3), 367–384.https://doi.org/10.1037/0022-3514.79.3.367

Litzinger, S., & Gordon, K. C. (2005). Exploring relationships among communication, sexual satisfaction and marital satisfaction. Journal of Sex & Marital Therapy, 31(5), 409-424.

Özgüven, İ.E. (2000) Evlilik ve Aile Terapisi. PDREM Yayınları: Ankara.

Roach, A. J., Frazier, L. P., & Bowden, S. R. (1981). The Marital Satisfaction Scale: Development of a measure for intervention research. Journal of Marriage and the Family, 43(3), 537–546.

Rosen-Grandon, J. R., Myers, J. E., and Hattie, J. A. (2004). The relationship between marital characteristics, marital interaction processes and marital satisfaction, Journal of Counseling and Development, 1(82), 58-68.

Ryan, R. M. (2017). Self-Determination Theory: Basic Psychological Needs in           Motivation, Development, and Wellness. The Guilford Press A Division of                 Guilford Publications, Inc. New York.

Sheldon, K. M., Elliot, A. J., Kim, Y., & Kasser, T. (2004). What is satisfying about satisfying events? Testing 10 candidate psychological needs. Journal of Personality and Social Psychology, 80(2), 325–339. https://doi.org/10.1037/0022-3514.80.2.325

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir